Montella'nın arkadaşları milli kulübü! | 11 günde 4 müsabaka oynadık. 360 dakikanın 260 dakikasını mağlup geçirdik. Kalemizde 11 gol gördük. Dört yenilgi aldık. Daha üzücü olansa şu: 44 tane de oynasak hepsini kaybedecek gibiydik maalesef.

Ev sahibi olduğumuz Fransa ve İtalya maçlarında 5-4-1 oynadık. Neden 5-4-1 oynadık, beşli savunma ile neyi amaçladık, biz henüz bunu anlamaya çalışırken Cuma gecesi Belçika deplasmanına klasik 4-2-3-1 ile çıktık. Dünse Bologna deplasmanında 3-4-1-2 şeklinde dizildik; on numarada İrfan, çift santrfor rolünde de Aral-Yunus...

Peki Montella’nın 4 maçta 3 farklı formasyon kullanmasının sebebi ne? Henüz ideal dizilişimizi bulamamış olması mı? Milli kadronun birden fazla formasyonu başarıyla oynayacağını düşünmesi mi? Yoksa oyuncular eksildikçe yaşanan çaresizlik mi?
Yanıt hepsi olabilir. Ama hiçbiri bu istikrarsız oyunun, organizasyon eksikliğinin gerekçesi olamaz. Maç kaybedebilirsiniz ama bir kimliğiniz, oyun tanımınız olmalı. Çok dağınık gözüküyor bizim takımımız.
Vincenzo Montella, 2024 ve 2026 elemelerinde gayet başarılıydı. Ancak bugün onu başarıya götüren seçimlerinin mahkumu olmuş gibi. Futbol değişiyor, dönüşüyor. Futbolcular aynı form grafiğinde kalamıyor, milli takımın en iyi oyunculardan oluşması gerekiyor, en sadıklardan ya da en sevdiğimiz arkadaşlardan değil! (Uğur Meleke - Hürriyet)
Sözün başlaması gereken yer! | 12 günlük eziyet sona erdi, sanırım sayın Montella'ya ayrılan süre de...
İsyanım şuna... Demiyoruz ki A sınıfı futbol ülkesiyiz, bunlarla başa çıkarız. Ancak bir oyun görmek de hakkımız değil mi... 3-4-3’ten bozma 3-7-0 mı dersin, 3-6-1 mi dersin bildiğin saçma bir diziliş. YunusAral-İrfan üçlüsünü takımda ‘3 seçiçi yapsan’ kendilerini aynı anda 11’e koymazlar. Öylesine bir aymazlık yani...
Ozan ve Salih’in Donnarumma’nın elinde eriyen antrenman şutlarının sonrasında Yunus’un kafa vuruşuyla gelen tehlike sonrası, oraya kadar elimizdeymiş görünen oyunu rakibe verdik. 26’da yediğimiz golün sonrası klasik sendrom ile reaksiyon veremedik oyun da maç da A Ligi de gitti. (Mehmet Ayan - Hürriyet)
Çürüyen ağaç | Acil olarak gölge düşmüş şu günleri geride bırakmalıyız. Ve yeniden başlamalıyız. Ama bunun için yepyeni bir TFF, hoca ve takımımızda kocaman bir rötuş ile pozitif bir psikoloji gerekiyor. Bunu yapabilir miyiz bilmiyorum.
Dört maç üst üste ağır maçlar. Ardından lige dönüş ve sonra Avrupa kupaları.
Buna can dayanmaz. Hem de neredeyse 10 günlük süre içinde. Biz dağıldık diye yazmıyorum. UEFA bu garabeti bir an önce düzeltmeli. Üstelik bir hedef de yok. Şampiyon olsan 10 milyona yakın para o kadar.
Gelelim bize. Eylül sonu ve Ekim’in ilk haftası tarihimizin en kabus dönemlerinden birisi oldu. Sadece sahada değil dışında da kapkara olduk. Ülkenin MHK başkanı içeride. Daha ötesi var mı? Hem de sahtecilik ve mobbingten. Ortalık alev alev. Futbolun her yerinden sıkıntı fışkırıyor. Ve asıl acı olan kimsenin umurunda değil. Herkes kulüpçülük peşinde. Yani oyuncularımızın bu ortamdan etkilenmemesi mümkün mü? Tabii ki değil. (Halil Özer - Milliyet)
Tümer Metin milli maç sonrası "3-5 futbolcu var" dedi ve ağzından baklayı çıkardı
Fenerbahçe dünya devinin elinden söktü aldı, şimdi servet kazandıracak! Çılgın bonservis belli oldu
A Ligi başka bir seviye | Aslında bu maçtaki hikayemiz çok da farklı değil öncekilerden. Topu ayağımıza aldığımızda iyiyiz güzeliz ama o top bir türlü içeri girmiyor. Rakibin ilk ciddi atağı kalemizde gol oluyor.
Türkiye, bu sıkıntıyı Dünya Kupası’ndan beri yaşıyor. Top rakipteyken daha rahatız sanki. Ama topu bize verdiklerinde özellikle dar alanda rakibi nasıl açacağımızı bulamıyoruz. Hangi oyuncunun oynadığı da fark etmiyor. Bu takımın en büyük yıldızı Arda Güler oynadığında da oynamadığında da durum değişmiyor.
A Ligi bize büyük geldi. Bu lig başka bir seviye. Bu seviyeye uygun oyuncularımız var. Ama futbol yönetim şeklimiz, ülkenin genel futbol algısı bu seviyenin çok altında. Montella, bu maç sonunda gider mi bilemem ama bu kafayla Türk futbolunda bir şey değişmez. (Mert Aydın - Milliyet)
Şahsiyetli mücadele sergilediler | Uluslar Ligi A Grubu'ndaki 4. maçı da yenilgi ile kapattık. Dün gece rekor sayıda önemli oyuncularımız eksikti. Buna rağmen futbolcularımız korakor şahsiyetli bir mücadele sergilediler. Ama değiştiremediğimiz makus talihimiz var; o da kolay goller yemek.
Hakan-Kenan ve de Orkun'un eksiklikleri son derece sıkıntıydı. Güçlü rakiplerimizin kadroları bol alternatifliydi. Onlar eksik oyuncuları da olsa giderebilecek hamleler yapabildiler. 4 maçtan görüşüm şöyle; İtalya ve Belçika maçlarında performansımız her yönden olumsuzdu. Ama Fransa'nın yanında dün geceki maçtaki mücadele ve kafa tutmamız olumluydu. (Ömer Üründül - Sabah)
Artık gerçeklerle yüzleşme vakti! | A Ligi'nde bu kadar savunmasız, kırılgan ve plansız bir milli takım görüntüsü kabul edilemez. Montella ile devam edilip edilmeyeceğine TFF karar verecek; fakat hangi karar alınırsa alınsın, bu gerçekle yüzleşmek gerekiyor. Futbolcuların sorumluluğu da en az teknik heyetinki kadar büyük. Ligimizde ve Avrupa'nın önemli kulüplerinde oynayan, kariyerleri ve yetenekleri tartışılmayan oyuncuların milli forma altında bu kadar düşük seviyede kalması kabul edilemez. Bu formayla sahaya çıkan herkesten mücadele ve sorumluluk beklerdik. Şimdi aynaya bakma zamanı! Yazık! (Murat Özbostan - Sabah)
Demirspor kafası! | İtalya'ya karşı Montella'nın tercih ettiği kadro ve seçtiği oyun planı aslında hiç de yabancı olmadığımız cinstendi. Doğrusunu söylemek gerekirse Arda Güler'den Barış'a kadar bir çok futbolcunun kadroda olmayışı, oyuncu grubu üzerindeki baskıyı da azaltan unsurdu. Yani ilk 11'i gördüğümüzde tam da reaksiyon verebilecek kadro gibi geldi. Montella'nın Adana Demirspor günlerinde Belhanda, Emre Akbaba, Yunus, Vargas'ı sürekli yer değiştirerek kullandığı hücum setlerinden esintiler izledik.
Montella Türk futbol kamuoyuna karşı o kadar davranış modeli sergiliyor ki şaşırmamak elde değil. Kendisine İtalya ile Bursa'da oynadığımız maçtan sonra sorulan bir soruyu İtalyan medyasına öyle bir küçümseyerek anlattı ki hayretler içerisinde kaldık. Kimse ondan üçüncü lig futbolcusunu Milli Takıma almasını istemedi, sadece Kahramanmaraşspor'da 30 gol üstünde atan bir futbolcudan haberi olup, olmadığı soruldu. Hepsi bu kadar. Ayrıca bir futbolcunun ikinci ligde oynayıp, Milli Takıma seçilmesi de hayatın olağan akışında olmalı. Ama o bunu öyle bir küçümseme ifadesiyle aktardı ki rencide olan futbolcuya mı yanalım yoksa Montella'nın algı sorununa bilemedik doğrusu. (Serkan Akcan - Fanatik)
Maalesef... | 4 maçlık seride genel izlenimim Milli Takım top bizdeyken iyi bir 1. ve 2. bölge takımı ama 3. bölgede yokuz. Top rakipteyken ise savunma zaaflarımız 3 bölgede de devam ediyor. Yani bütün bunları halletmemiz için kompakt bir ekip olmamız gerekiyor. Sanırım Montella'nın karnesinin başarızlığının sebebi böyle bir takım oluşturamaması... İkinci yarıda momentumu ve organize bir golle de beraberliği yakaladık. Ancak duran toptan tekrar yenik duruma düştük. Dün geceyi özetlersek; beklentinin üzerinde pozitif bir Milli Takım izledik, bu kadar olumsuzlukların yaşandığı bir dönemde. Özellikle İsmail ve Yunus dikkat çekici performanslarıyla gözdolduran isimlerdi... Kötü olan Uluslar A Ligi genel puan cetvelinde puan alamayan takımlardan biri olmamızdı maalesef... (Tunç Kayacı - Fanatik)



