Bir serinin başlangıcı bu! | Müsabakanın ilk yarısında sert bir fiziksel savaş vardı sahada. Bizim takımımız kısa. Dün sahada 185 cm. üzeri altı oyuncu vardı ve bunların beşi Kosovalı idi. Top yükseldiğinde ya da sahipsiz kaldığında zayıf kaldık bazen. Yapmamız gereken topu yere indirmekti, ayağa oynamaktı ve kalitemizi göstermekti. Neyse ki ikinci devrenin başlangıcıyla beraber bunu yaptık, iki maçtır çok iyi işleyen solumuz yine çalıştı, sahanın iyileri Kenan-Orkun üretimiyle geldi zafer golü. (Uğur Meleke - Hürriyet)

Dünyalara bedel bir gol! | Türkiye için skorun yeterli olması maçın son dakikalarını kalp çarpıntıları içinde, saniyeleri sayarak geçirdiği gerçeğini hafifletmedi. Son dakikalarda korner üzerine korner kullanan Kosova’yı, yaptığımız oyuncu değişiklikleri sonrası maç uzatmalara ya da penaltılara giderse nasıl çıkarız konusunu düşünmemeye çalışarak izledik. İngiliz hakem son düdüğü çaldığında futbol bize bir kez daha, yeri geldiğinde bir golün dünyalara bedel olduğunu gösterdi. Son Avrupa Şampiyonası’ndan çeyrek final çıkaran, UEFA Uluslar Ligi’nde en üst klasmana yükselmeyi başaran bu jenerasyon bu Dünya Kupası’na gidemeseydi, sadece oyuncular için değil, sadece taraftarlar için değil, Dünya Kupası’nı izleyecek her futbolsever için büyük bir kayıp olurdu. Olmadı. Bu takım, ait olduğu ve çoktan hak ettiği yerde. Tebrikler. (Banu Yelkovan - Hürriyet)

Abdülkerim Bardakcı "İçimde kalmasın" deyip stadın kapısının önünde bombaladı! Kosova'da olay açıklama

48 ülkenin tamamı belli oldu! İşte 2026 Dünya Kupası'na katılacak takımlar
24 yıl gibi geçen 30 dakika! | İkinci yarıya iyi başladık. Gol güvenimizi tazeledi. İsmail yine bolca açık kapattı (sonlara doğru kramp girdi). Son yarım saat dengeli ve korumacı geçti. Artık iyi oynamak değil 24 yıllık özlemi bitirme vaktiydi. Bu saatten sonra analizdir, maç okumadır, öngörüdür gereksiz hale geldi. Yüreğimiz ağzımıza bazen geldi, korktuk! Zhegrova endişelendirdi bir parça, 83’te Kenan Yıldız fişi çekemedi. 87’de Uğurcan ipten aldı! Kalan dakikalarda yürek elde! Bitti ve işte bitti... 24 yıllık hasret dindi... Sadece teşekkür... Sadece şükür... Sadece şükran. Emeği geçen kim varsa... 24 yıllık hasreti bitirenlere... Tek diyebileceğim... İyi ki varsınız. Ülke olarak çok ihtiyacımız vardı. Şimdi sıra az uykulu 3 günde... (Mehmet Ayan - Hürriyet)
Bekle bizi Amerika | 1954'te İsviçre'de düzenlenen Dünya Kupası'nda ilk deneyimi yaşayan Türkiye, 48 yıl sonra G.Kore ve Japonya'da yapılan 2002 Dünya Kupası'nda 3. olarak fantastik bir 2. deneyim yaşamış ve yaşatmıştı. Ancak Türk Milli Takımı 24 yıl aranın ardından dün Kosova'yı play-off final maçında geçerek 2026 Dünya Kupası'na kalmayı başardı ve Türk Milleti'nin hasretini dindirdi. Bazı zamanlar vardır. Amasız, fakatsız, orantısız başarıyı övmek gerekir. Böyle bir günde Montella ve takımın oyununu eleştirecek hiç değilim. Gemiyi ve üstümdeki Ay-Yıldızlı şanlı bayrağımızı Amerika limanına sağ salim ulaştırmasıyla ilgileniyorum. ABD'den Kanada'ya oradan Meksika'ya nasıl görkemli dalgalanacağını hayal ediyorum. (Fatih Doğan - Sabah)
Asıl hikâye şimdi başlıyor! | Bu maç, "İyi oynayıp kazanmak" değil; "Gerektiği gibi oynayıp kazanmak" maçıydı.. Bazen büyük takımlar çok iyi oynamaz. Ama doğru işleri yapar. Türkiye de bu maçta tam olarak bunu yaptı.. Ve en önemlisi… Sabretti!. 24 yıl sonra gelen bu başarı, sadece bir sonuç değil; bir zihniyet göstergesidir. Şimdi bu galibiyeti sadece bir sevinç olarak değil, bir başlangıç olarak görmek gerekiyor. Bu takım, doğru oynadığında ve inandığında neler yapabileceğini artık biliyor. (Murat Özbostan - Sabah)
Şölen zamanı | Romanya maçının 11'inden Barış'ı kesip Orkun'u orta sahaya ekleyen Vincenzo Montella da sağ kanada koyduğu Arda'nın çizgide oynamayacağını biliyordu elbette. O içeriye girdiğinde ya Zeki'yi öne çıkardı ya da İsmail'i sağa attı ama Kosova'nın 5-3-2'si karşısında oyun orta sahada sıkışınca, kaleye yüzü dönük top alamayan Arda ile hat da kıramayınca devreyi isabetli şut atamadan tamamladık. Uğurcan'ın ilk yarıdaki müthiş plonjonu maçın kader anıdır. Boy ortalaması bizden 6 cm uzun olan Kosova karşısında hücumdaki oyuncularımızın kısalığı top yerden oynamamızı gerektirirken golü de öyle bulduk. (Bülent Timurlenk - Sabah)
Yeni hedeflere... | Bu maçı teknik-taktik tartışan olursa, sesi kapatın. Sahadaki 22 oyuncu da büyük baskı altındaydı ve kendini aynada görse tanıyamazdı. Her zaman rahatlıkla yaptıklarını, ayakları birbirine dolaşırken seyrettirdiler bizlere. Genç takım olmanın ekstra faturası bu. Kendilerinde değildi çocuklar. 24 yıl sonra Dünya Kupası'nı bizim maçlarımızı da hesap ederek izleyeceğiz. Sabaha karşı saatlerde televizyonun karşısına da geçeceğiz. Daha önce yaşamadıklarımız var önümüzde. Ve daha önemlisi bize daha önce yaşamadıklarımızı yaşatacak çocuklar var elimizde. (Gürcan Bilgiç - Sabah)
Size şapka çıkarıyorum | Kosova’nın direnci 53’te kırıldı... Kenan Yıldız soldan aktı, kafasını kaldırdı, altıpasın hemen önünde Orkun Kökçü’yü gördü. Tecrübeli ayak gelişine dokundu... Çizgi üzerinde Kerem Aktürk sahneye çıktı ve fişi çekti. Eksiğimiz, gediğimiz ya da top kayıplarımız beni hiç ama hiç ırgalamıyor! Böylesi bir final maçında skor tabelasına bakarım, rakam bizi mi gösteriyor, evet önemli olan budur. İster kötü oyna, ister iyi oyna Dünya Kupası finalleri biletini aldık mı, aldık, gerisi detaydır. (Bilal Meşe - Milliyet)
Bu yaz uyku yok bize! | Sanki işlerin beklediğimizden kolaymış gibi geçeceğini hissettiren bir ilk 10 dakika izledik. Zeki sağdan sağdan geliyor, biz de heyecanlanıyorduk. Ne var ki ateşli Kosova, savunma dengemizi bozan bir kaos üretti. Bunun ve tabii ki yağmur lastiklerini takmayan (!) oyuncularımızın düşüşleri korku yarattı. İkinci yarıda Orkun’un hücumun içinde daha fazla yer alması golü getirdi. İki takımın arasındaki kalite farkı bir yerde sonuca etki edecekti. Gol pozisyonunda etki etti. Sonrasında Kosova’nın can havliyle saldıracağını tahmin etmek zor değildi. Biraz stres yaşadık ama mutlu sona ulaştık. Bu maçın özelinde İsmail, Orkun, Abdülkerim ve Kenan etkiliydi. Ama hikayenin tamamında Montella ile ekibini ve forma giyen tüm oyuncuları kutluyorum. (Mert Aydın - Milliyet)
Aç Kapını Amerika! | Oldukça akıllı, soğukkanlı, bilinçli ve olabildiğince disiplinli bir set oyunuyla Amerika’nın kapısını araladık. Orkun’un şutunda top çizgiyi geçerken, son dokunuşu yapan Kerem. O pozisyon ister istemez ofsayt tedirginliği yarattı. Neyse ki düdük Premier League hakemi Michael Oliver’in elinde. Gol geçerli. Buz gibi ter döküyoruz, 30 saniyede kuruyoruz. Maç bitmeden kalbimizde yükselen davul-zurna seslerini durduramıyoruz. Sahada kontrollu oyun var. Tribünlerde ve evlerde de Türkiye’nin kontrollu coşkusu yaşanıyor. 60 yıldır heyecan ve merakla izlediğim Milli Takımımız, havası, psikolojisi ve zorluğu bu kadar yüksek çok az maç oynadı. (Attila Gökçe - Milliyet)
Sizlerle gurur duyuyoruz çocuklar | Sevenleri bizim çocukların kaybetmeyeceğini biliyordu ama. Çünkü onlar oralara, o geceye öyle dikenli, öyle engelli yolları aşarak, bazen dinlenerek, bazen koşarak geldiler ki; durdurabilene aşk olsun! Çünkü bizim çocuklar adeta yemin etmişti ‘dağ başını duman almış, gümüş dere durmaz akar’ gençlik marşını bu millete bir kez daha söyleteceklerdi hem o gece hem de Amerika’da oynanacak maçlarda… Biz şimdi nasıl mutlu olmayalım; çok değil birkaç yıl evvel dünya sıralamasında paraşüt gibi düştükten sonra kimlerle oynadık! Niye çılgınlar gibi sevinmeyelim; sıradan bir takım olmuşken, birkaç yıl içerisinde sıradanlıktan kurtulmuş, dünya kupasına gidiyoruz artık. (Aksal Yavuz - Milliyet)
Kucak dolusu sevgiler | İlk yarıda bizi heyecanlandıran tek oyuncu Kenan Yıldız dersek abartmış olmayız. İlk yarıda gol de atardık golde yiyebilirdik kısaca düşündüğümüz gibi bir devre oynadık… İkinci yarı erken gelen golle öne geçtikten sonra psikolojik üstünlüğü de sağladık. Aslında şunu net gördük ki bizim milli takım gol atana kadar zorlanıyor sonrasında gerçek kalitesini ortaya koyuyor. Özellikle orta alandaki kalitemiz farkını bu yarıda ortaya koyarken skoru artırabileceğimiz pozisyonlarda bulduk. Zaten bu dakikadan sonra rakibi kalemize yaklaştırmadan oyunu soğutarak maçı bitirmeyi planladık. Son bölümde nefesler tutuldu hatanın çok pahalıya patlayacağı dakikalardı. Montella savunma hamleleriyle skoru koruyup zaferimizi ilan etmeyi planladı. (Tunç Kayacı - Fanatik)
Şükür başardık | Kosova Milli Takımı sert ikili mücadeleyi seven, topla çıkan iyi bir ekip. Kosova karşısında Arda sağda, Kenan solda, Kerem en önde oynadığı için ön tarafta top tutmak mümkün olmadı. Rakibe sırtını yaslayıp top alacak, arkadaşlarına alan açacak, zaman kazandıracak bir santrforla oynamamanın götürüleri bunlar. Oyunun son 10 dakikasında Arda ile Hakan’ı çıkarıp Eren ile Salih Özcan’ı almak 1-0’ı tutmak için riskli olsa da tam bir İtalyan hamlesiydi. Kalp ritimlerimizin yükseldiği, nabzımızın otururken 140’ları vurduğu bir 10 dakika izledik. Ama nihayetinde 24 yıl sonra Dünya Kupası biletini aldık. (Serkan Akcan - Fanatik)


