NTVSpor Haber Merkezi

Spor yazarları, Galatasaray'ın sahasında Amedspor'u 4-3 mağlup ettiği maçı kaleme aldı. Okan Buruk için müsabaka sonrası çok konuşulacak bir öneri geldi. Detaylar haberimizde…
Osman Şenher: "Galatasaray başka seviyede" | Kolay değil, iki Şampiyonlar Ligi, iki de Süper Lig’de dört tane zorlu maç oynuyor ve hepsini kazanıyorsun. Oynadığın futbol ise üst seviyede. Dün geceki rakip Amed Sportif Faaliyetler. Bu ligin ikincisi olan ekip. Taş gibi bir takım. Sıralamada bulundukları yer kesinlikle tesadüf değil.

Sen bu maçta da, rezalet bir zeminde 3-0 öne geçiyorsun. İkinci yarı yorgunluk başlayınca da, abuk sabuk goller yiyorsun. Önemli olan kazanıp üç puan almak. Bunu yapabiliyorsun, o zaman başarılısın. Okan Hoca’yı da, futbolcuları da alkışlamak lazım.
Sahadaki futbola bakıyorsun, Galatasaray bir bütün olmuş. Yardımlaşma, futbolcuların birbirinin kademesine girmesi, bunlar hep Süper Lig üstü görüntüler. Kabul eden eder, etmeyen etmez. Osimhen gibi bir golcün dün maç gününde ameliyat oldu, sen buna rağmen çıkıp 4 gol atabiliyorsan, buna saygı duymak lazım.
Batrakov 2 golde de var. Ama yorgun olduğu her halinden belli. Yine faydalı işler yaptı. Ama Stuttgart maçındaki gibi değildi. Leao oynamak istiyor, tekniği mükemmel bir futbolcu, iyi şutlar çekiyor, rakibini yürür gibi geçiyor, dün gece bir de gol attı, sonrasında da bir topuk pası verdi sakatlandı. Bana göre bu da zeminden kaynaklandı.
Lemina, Torreira her zamanki gibi... Hele dün gece Amed karşısında çok koştular. Ama üst üste maçlar onları da sarsıyor. İlk 45 dakikaya sözüm yok ama ikinci yarı tempoları aşağı inip hata yapıyorlar. Osimhen ne kadar önemli bir futbolcuysa Abdülkerim de aynı önemde. Deneyimli stoperin oynamadığı günlerde, sarı-kırmızılılar oyun kurmakta zorlanıyor.
Sonuçta milli araya girerken, lig ikincisini yenip liderliğini devam ettirmek, çok büyük başarı. (MİLLİYET)
Güntekin Onay: "Cimbom kazanma alışkanlığı ve arzusu ile" | Milli ara öncesinde Amedspor gibi güçlü bir rakip karşısında kazanıp zirvede puan kaybetmeden kalmak Galatasaray için adeta bir doping oldu.
Galatasaray, Victor Osimhen’in yokluğunda ligin en golcü takımı Amedspor’u yenerken özellikle ikinci yarıda çok bocalasa da değerli bir 3 puanı cebine koydu. Amedspor çok yetekli bir hücum hattına sahip. Özellikle de Dia Saba ve Gift Orban her an skoru değiştirebilecek özelliklere sahipler. Yoğun maç takviminde yorgun Galatasaray için bu maçta erken golü bulmak önemliydi. Nitekim öyle oldu. Lucas Torreira’nın ön alan baskısıyla kazandığı top ve Rafael Leao’ya verdiği mükemmel pas henüz 7’inci dakikada maçı 1-0’a getirdi. 1-0’ın ardından topun arkasına geçen Galatasaray, aradığı geçiş fırsatını Amedspor’u 4’e 1 yakaladığı pozisyonda buldu ancak golle sonuçlandıramadı.
DIAGNE ÇIKINCA AMEDSPOR HIZLANDI
Batrakov’un ilk yarının sonunda ortaya çevirdiği topu kaleci Alban Lafont, içeri tokatlayınca da ev sanibi Galatasaray soyunma odasına 2 farkla önde gitti.
İkinci yarıda Amedspor Teknik Direktörü Besnik Hasi, hiç 11’de başlatmadığı, hamle oyuncusu olarak kullandığı, artık iyice hantallaşmış olan Mbaye Diagne’yi çıkartıp hem kendi oyun düzenine döndü hem de takımının hızını artırdı. Ancak 3-0’dan sonra Galatasaray gibi bir deplasmanda birçok takım havlu atar.
ALTIN DEĞERİNDE 3 PUAN
Dia Saba ve Gift Orban’ın golleriyle 3-2’ye getirip umutlansa da oyuna girip hareketlilik katan Gabriel Sara’nın şık ortasında Barış Alper Yılmaz kafa golüyle maçın fişini çekti.
Victor Osimhen gibi bir süper yıldız yokken, bu sıkışık maç takviminde Amedspor’dan evinde 3 gol yemesine rağmen Galatasaray’ın kazanması sarı kırmızılılar açısından altın değerinde.
Milli ara öncesinde böylesine güçlü bir rakip karşısında kazanıp zirvede puan kaybetmeden kalmak Galatasaray için adeta bir doping oldu. (HÜRRİYET)
Ayrılmak isteyince iş ciddiye bindi! Orta sahaya Marcelino Nunez bombası | Sporun manşetleri
PSG, Troyes'u tek golle geçti
Levent Tüzemen: "Zor virajı döndü" | Galatasaray ikinci yarıda sürpriz bir şekilde 3-0 öndeyken art arda 2 gol yiyerek kâbus gördüğü gecede mutluluğu Barış'ın golüyle buldu. Amed'i küçümsemiyorum ama Galatasaray gibi Devler Ligi'nde oynayan bir takım, 3-0'dan skoru 3-2'ye getirmemeli. Dia Saba'nın attığı müthiş frikiği öncesi Torreira'nın, rakibine bir faulü yoktu. Ama Halil Umut Meler yarattı. Orban'ın muhteşem kafa golünde Eren'in ofsaytı bozması büyük hataydı. 3-0'a kadar Osimhensiz Galatasaray, oyunun ve pozisyonların hakimiydi. 7'nci dakikada Torreira'nın kapıp pasa dönüştürdüğü topa Leao'nun önce yaptığı kontrol sonra da vuruşu mükemmeldi. Rus prensi Batrakov'un kaleci Lafont'u kontrpiyede bırakan vuruşunun gol olması rahat bir nefes aldırdı. İkinci yarı yine Batrakov'un vuruşuyla skor 3-0 'a gelince tribünler maç bitti havasıyla eğlenmeye başlamıştı ki Dia Saba ve Orban'ın golleri bir anda tansiyonları yükseltti.
İkinci yarıdaki etkisiz oyunun baş nedeni Deniz Gül'ün santrforda başlamasıydı. Çünkü Okan hoca doğru bir 11 ile sahaya çıkmış, kanatlara Yunus ve Leao'yu koymuştu. Forvet arkasında da yine Batrakov görev yapacaktı. Bu düzen 3-0'a kadar işledi. Maalesef Okan hoca skorun rahatlığıyla bir de mili takımı düşünerek Deniz'i oyuna aldı. Bu Galatasaray'ın balansını bozdu. Deniz'in ön tarafta ağır kalışı, Barış kadar hareketli olmaması, rakip defansı rahatsız etmemesi Amed'in savunmadan daha kolay öne çıkmasını sağladı.
Galatasaray'ın cesur yürekli çalışkanı Barış, Sara'nın ortasında attığı müthiş kafa golüyle takımı rahatlattı. Sonuçta Galatasaray, Beşiktaş deplasmanı hariç kendini takip eden bütün rakipleriyle oynamış oldu. (SABAH)
Uğur Meleke: "Torreira-Batrakov izlerken gelen Okan-Emre-Suat hissi" | Dün akşam Rams Park’a çıkarken Galatasaray’ın maç başına 2,5, Amed’in de 2,3 puan ortalaması vardı. 2,5 puan ortalama sizi 100 sezonun 90’ında, 2,3 de sekseninde şampiyon yapar. Sıkı bir mücadele olacağı belliydi yani daha santra yapılmadan.
İki hoca da iki kritik eksiği sebebiyle ana ayarlarının dışına çıkmak zorunda kaldılar dün: Okan Buruk, Osimhen’in yokluğunda Barış Alper’i en uca koydu, Leao’yu solda değerlendirdi. Leao sakatlanıp çıkınca Deniz en uçta, Barış solda görev aldı bu kez.
Besnik Hasi ise biraz daha fazla kurcaladı takımının alışılmış ayarlarını. Ballet’nin yokluğunda 4-3-1-2’ye döndü, Saba’nın önünde çift santrfor Orban-Diagne ile başladı. Ki bence işlemedi bu model. Özellikle Orban’ı ilk devrede Davinson çok iyi savundu. Diagne çok hareketsiz kaldı. Ve 45 dakika boyunca alışılmışın dışında yavaş bir Amed izledik.
Besnik Hasi ikinci devrenin başında doğal ayarlarına, 4-2-3-1’e döndü. Sol açığa Sor, sağ açığa Krasniqi geçti. Topu daha iyi dolaştıran, daha hızlı çıkan bilindik görünümüne kavuştu Diyarbakır ekibi. Saba merkezde özgürleşti, süper bir frikik golü attı. Yira Sor sol kanada hareket getirdi. Ancak ikinci yarıdaki olumlu çabaları yetmedi İstanbul’dan puan çıkarmaya.
BİR AYDA 8 MAÇ 7 GALİBİYET
Galatasaray son bir ayda 8 sert maç oynadı, Barcelona dışında yedisini kazandı. Milli araya ligde lider, Şampiyonlar Ligi’nde de ilk 24 için çok avantajlı konumda giriyorlar.
Sadece dün gece özelinde değil, bu bir ayın bütününde Batrakov ve Torreira’nın performanslarıyla öne çıktıklarını söylersek herhalde kimseye haksızlık etmiş olmayız. Zaman zaman Galatasaray orta sahasındaki kısaların, Torreira, Batrakov ve Yunus’un hem defansif çabalarını, hem de çabukluklarını görünce aklıma ister istemez 90’ların sonundaki Okan-Emre-Suat üçlüsü geliyor.
Futbolun her geçen gün atletikleştiği, fizikselleştiği bir çağda, herkes uzun oyuncu-duran top hesabı yaparken Galatasaray’ın bu kısa-çabuk grubu özellikle teknik olarak fark yaratıyorlar. (HÜRRİYET)



