NTVSpor Haber Merkezi
İmzacılar mutlu musunuz? | Halil Özer

Fenerbahçe, Göztepe'ye de yenildi... Şaşırıyor muyuz? Tabii ki hayır... Kötü bir takım mühendisliği, takıma sahip çıkmama, felaket hoca tercihleri, derbi öncesi yapılan anlamsız konuşmalar, loca, stat gibi gereksiz tartışmalar Fenerbahçe'yi bu hale getirdi.

Şunu net olarak söyleyebilirim ki Fenerbahçe'nin başında bulunanlar kendilerine oy atan 17 bin kişiyle ve de kara leke olarak anılacak olan imzacılar tarihin tozlu sayfalarında ibret levhası olarak yer bulacaklar. Liyakatsız ellerde ve geçmişte yaşayanlar için yükselen tek şey büyük hayal kırıklığı oldu.
2. yarı Fenerbahçe için kabus gibi geçti. Takımın üstüne sıradanlık basmış, bıkmış gibi bir görüntü vardı. Ne istek ne ruh. Sadece teslimiyet vardı. Sanki maç ilk yarıda bitmiş gibi davrandılar. Göztepe gelmeye başladıkça Fenerbahçe'nin savunma hataları arka arkaya geldi. Hele Göztepe'nin ilk golü Fenerbahçe gibi bir takım için tam bir facia. Guendouzi'nin yaptığı garip bir hatanın ardından Skriniar o kadar ağır kaldı ki yani orada tam bir veteran oyuncu durumundaydı.
Yani sonuç olarak sıradan, vasat, isteksiz bir görüntüde olan Fenerbahçe sonuna kadar haklı bir yenilgi aldı. (MİLLİYET)
Sorun kulübe değil | Murat Özbostan
Fenerbahçe'nin yıllardır çözemediği sorun yine sahneye çıktı: Öne geçiyor ama maçı bitiremiyor. 76 ve 78. dakikalarda gelen goller, savunma zaafından çok daha fazlasını anlatıyor. Bu takım ruhsal olarak da çökmüş. Skor avantajını koruyacak inancı, direnci ve soğukkanlılığı yok.
İşin bir de yönetim tarafı var. Günlerdir teknik direktör arayışında adeta papatya falı açan yönetimin, bu süreçte bir B planı oluşturamamış olması da ayrı bir tartışma konusu. Yeni hoca geldi, ilk maç kaybedildi. Şimdi ne olacak? Yine yeni arayışlar, yeni açıklamalar ve yeni vaatler mi? Sezonun ilk yarısı bitmek üzere. Şampiyonluk hedefi olan bir takımın hâlâ bu kadar kırılgan olması kabul edilebilir değil. Göztepe yenilgisi yalnızca üç puan kaybettirmedi; şampiyonluk umutlarına da ağır bir darbe vurdu. Sorun artık sadece kulübede değil, sahada ve yönetim anlayışında da aranmalı. (SABAH)
Ruhunu kaybetmiş takım | Tayfun Bayındır
Şimdi; bu takıma “ruhsuzlar ordusu” desem en az beş oyuncuya haksızlık olacak. “O beş oyuncu kim?” diye soracak olursanız, o zaman da bana haksızlık olacak. En iyisi ben baştan “Ruhunu kaybetmiş takım” deyip sezonun kapısına bu kez kasım ayında kilit vuran Fenerbahçe’nin içler acısı durumunu aktarayım.
Bu takım, ikinci dünya savaşından kalma bir Alman Leopard tankı gibi... Ağır, hantal, manevra kabiliyeti sınırlı, hurdaya çıkarsan kimse bir şey demez... Çünkü, modern futbolun hızına yetişemiyor... Sahaya yerleşmesi, oyun kurması, hücuma çıkması ayrı ayrı zaman kaybı... Rakipleri futbol oynarken Fenerbahçe kendi ağırlığı ile mücadele ediyor.
Kuyt ilk sınavından boynu bükük ayrıldı. Oyuna müdahalelerde tıpkı İsmail Kartal gibi geç kaldı. Kerem’in etkisizliği ortadayken değişiklik için 80 dakika beklemesi ciddi bir teknik adam hatasıydı. Belli ki gömlek bol geldi.
Dün anladık ki, bu sezon da o sezon değilmiş... Öncekilerden tek farkı havlunun bu kez kasım ayında atılması... Yıllardır şampiyonluk hayalleri kuran Fenerbahçe’de tas da aynı hamam da... Hamamın sahibi değişse de hikaye yine aynı... Bunca yatırım, bunca değişiklik ve bunca net söylenen şampiyonluk iddiasına rağmen ortaya çıkan futbol buysa söylenecek son söz “Sıradan bir takımdan ancak bu kadar olur”... (MİLLİYET)
Stoilov'un maçın ardından Fenerbahçe sözleri olay! Herkes bunu konuşuyor
Tümer Metin, Fenerbahçe maçı sonrası öyle bir pot kırdı ki gözler hemen Bülent Uygun'a döndü
10. haftada Süper Lig’e havlu attı | Ömer Üründül
Fenerbahçe dün gece evinde kaybettiği 3 puanla çok önemli bir yara aldı. Belki erken diyecek olanlar var ama bana göre daha 10'uncu haftada lige havlu attı. Fenerbahçe'nin ne yazık ki büyük takım kimliği yok, bir oyun planı yok. Ayrıca genelde ciddi fiziksel yetersizliği var. Kendi sahanda çok kritik bir maç oynuyorsun, rakip genelde oyunu domine ediyor, sayısız taç ve korner kazanıyor.
Bu kötü oyuna rağmen 3 defa farkı 2'ye çıkaracak pozisyonlar kaçtı. Sonunda da Skriniar'in önemli bir hatasıyla önce skora denge geldi, sonra da kornerden yenik duruma düşüldü.
Gelelim Dirk Kuyt'a... İsmail Kartal da bugün takımın başında görevde olsa dün gece aynı kadro ile başlardı. Ama ikinci devrede son bölümde hamleler çok gecikti. Oğuz tamamen oyundan düşmüştü. Lukaku yorulmuştu. Bu ikisini çıkarıp Nene ve Vedat hamlesi yapılmalıydı. Ayrıca orta sahada yine yorulan İrfan Can'ın yerine bir takviye gerekiyordu. Bunları yapamadı. Kuyt yönetime, "Bana güvenin" demişti. Ama ben de şunu diyorum; bugüne kadar ülkemize gelen 5 kariyerli Hollandalı teknik direktörden hiçbiri başarılı olamadı. Kuyt mı olacak! (SABAH)


